Dil Bilgisi Terimleri Sözlükleri
Bilim Terimleri Sözlükleri
Teknik Terimler Sözlükleri
Sanat Terimleri Sözlükleri
Spor Terimleri Sözlükleri
Hukuk Terimleri Sözlükleri
Ekonomi Terimleri Sözlükleri
Eğitim Terimleri Sözlükleri
Çevre Terimleri Sözlükleri
Sağlık Terimleri Sözlükleri
Sosyal Terimler Sözlükleri
Kodlama Sözlükleri
|
Tevbe SuresiTevbe Suresi nedir?
Kur’an-ı Kerim’in dokuzuncu suresidir. Medine’de inmiştir. Yüz yirmi dokuz ayettir. Sure, yüz iki ile yüz on sekizinci ayetleri arasında, Tebük Seferi’ne özürsüz olarak katılmayan kişilerin pişmanlıklarını ve işledikleri günahtan dolayı tövbelerini konu edindiği için ‘Tevbe suresi’ adını almıştır. Ayrıca, birinci ayette geçen ve Surede, Allah’ın göndermiş olduğu gerçek dini bozan Yahudi ve Hristiyan bilginleri ve bunların görüşlerine körü körüne uyan kimseler kınanır. Bu bağlamda, dinde helal ve haram kılma yetkisinin Allah’a ait olduğu belirtilir. İnsanlara, Allah’a rağmen helal ve haram koyma yetkisi vermenin bu kişileri tanrılaştırma olduğu hatırlatılır. Yahudi ve Hristiyanların din büyüklerini tanrılaştırarak sapkınlığa düştükleri örneklerle gözler önüne serilir. Surede, sadaka ve zekât gibi mali ibadetlerin üzerinde durulur. Haksız yere kamu mallarını yiyen, bu malları stoklayarak sömürü aracı hâline dönüştüren Yahudi hahamlarının ve Hristiyan rahiplerinin ahirette tadacakları azaplardan örnekler verilir. Münafıkların, fakirlere karşı cimri davranmaları, Allah yolunda harcamada bulunmamaları, cihattan kaçmaları ve Peygamberi desteksiz bırakmaları kınayıcı bir üslupla gözler önüne serilir. Münafıklarla ilgili psikolojik tahliller yapılır. Münafıklara karşı müminlerin uyanık durmaları tavsiye edilir. Zekât ve sadakanın kimlere verileceği ayrıntıları ile anlatılır. Zekât ve sadaka başta olmak üzere, İslam’ın ibadet sistemi ile alay etmenin münafıklık ahlakı olduğu belirtilir. İnsanlar arasındaki dostluk bağının, Allah’a iman çerçevesinde oluşmasının gerekliliği belirtildikten sonra müminlerin birbirlerinin dostu, münafıkların da kendi aralarında dost oldukları açıklanır. Münafıklığı belli olan kişilere Allah’tan bağışlanma dilemek ve öldükleri zaman cenaze namazlarını kılmak kesin bir dille yasaklanır. Onların ahiretteki çekecekleri azap gözler önüne serilir. Surede, cihat ibadeti çok geniş biçimde açıklanır. Şehitlik çok yüce bir mertebe olarak sunulur. Allah’ın dinini insanlığa ulaştırma konusunda herkesin sorumlu olduğu bildirilir. Ancak, hastalar, felçliler ve görme özürlü kimselerin cihada katılma konusunda özür grubuna girdikleri haber verilir. Özür grubuna girmemelerine rağmen, Tebük Seferi’ne katılmayan üç Müslümanın içtenlikle yapmış oldukları tövbeye yer verilir. Surede, ilmî çalışmalar övülür. Cihada gidemeyenler veya cihat esnasında ilim öğreniminden geri kalanları eğitmenin önemi vurgulanır. Hz. Peygamber’in risaletinin yüceliğini, onun bütün müminler için örnek olduğunu bildiren ve müminlerin her konuda Allah’a güvenmelerini emreden ayetlerle sure son bulur. |