|
Türkiye Florası Terimler Sözlüğü: İngilizce Terimler (8)
Türkiye Florası Terimler Sözlüğü (8. Sayfa)
-
self-incompatible
:
-
Zorunlu olarak başka bireyle tozlaşıp döllenmesi gereken
-
selliform
:
-
Eyere benzeyen şekilde olan
-
semi-amplexicaule
:
-
Tabanı gövdeyi kısmen saran
-
sepal
:
-
Çiçekte çanağı oluşturan her bir bağımsız parça
-
sepal-like
:
-
Genellikle taçyaprakların gösterişsiz ve çanakyaprak gibi yeşil r ...
-
septate
:
-
Meyvaları perdeli olan
-
septicidal capsule
:
-
Karpellerin bitişme çizgisi, perdeler boyunca yarılarak açılan ka ...
-
septum
:
-
Meyve boşluğunu, karpellere denk gelen yerlerde, kısımlara ayıran ...
-
sericeous
:
-
Uzun, düzgün, parlak yatık yumuşak tüylerle kaplı yüzey
-
serotinous
:
-
Çiçekler yapraklar tamamen geliştikten sonra açarlar
-
serrate
:
-
Kenarın bir yana yatık, keskin, sivri dişlerle bezeli olması
-
serrulate
:
-
Kenarın küçük ve sık testere gibi yatık dişli olması
-
sessile
:
-
Bir sapı olmadan, kendini taşıyan yapıya bağlanan
-
setose
:
-
Tedricen çok ince, uzunca, sivri bir uçla biten
-
setulose
:
-
Sert, ama kısa kılsı tüylerle kaplı yüzey
-
sheathing
:
-
Gövde veya diğer parçaların kendilerine bağlanan tabanlar tarafın ...
-
shining
:
-
Düzgün, pürüzsüz, hatta parlak olan yüzey
-
shoot
:
-
Vejetatif ve üretken veya her iki organı birden taşıyan bitki kıs ...
-
sigmoid
:
-
S harfi şeklinde kıvrık olan
-
silicle
:
-
Lahanagiller (Brassicaceae) ailesinin iki karpelli, kuru ve açıla ...
-
siliqua
:
-
Lahanagiller (Brassicaceae) ailesinin iki karpelli, kuru ve açıla ...
-
simple
:
-
Çok az dallı gövdeler
-
simple leaf
:
-
Tam bir ayaya sahip yaprak; kenarları dişli ya da derin girintili ...
-
simple ovary
:
-
Tek bir karpelden ibaret yumurtalık
-
sinuate
:
-
Kenarın geniş girintilerle bezeli olması
-
siphonostele
:
-
Merkezi silindirin iç kısmında bir özün olduğu sütun tipidir
-
-
slender
:
-
Çok zayıf, cılız ve çelimsiz yapıda olan
-
smooth
:
-
Çıkıntısı olmayan düzgün yüzey
-
sobol
:
-
Gövdenin toprak altında kalan sürünücü tabanı
-
soboliferous
:
-
Sobol gövdeleri olan bitki, örneğin kasnak meşesi (Quercus vulcan ...
-
solitary
:
-
Yapraklı gövdelerin ucunda tek bir veya yaprak koltuklarında çiçe ...
-
solitary fruit
:
-
Bir çiçeğe ait bir tek yumurtalığın gelişmesiyle meydana gelmiş m ...
-
solitary terminal-flowered
:
-
Yapraklı veya yapraksız gövdelerin ucunda tek bir çiçeğin olduğu ...
-
sordid
:
-
Kirli, esmer renkte olan
-
sorus/sori
:
-
Eğreltilerde spor keseleri topluluğu; çoğulu “soruslar”
-
sosporous
:
-
Tek tip spora sahip olan, kibritotu ve eğreltilerde olduğu gibi, ...
-
spadix
:
-
Ana gövdenin büyümesine devam ettiği ve kalınlaşıp etlendiği bir ...
-
spathe
:
-
Tüm çiçekdurumunu örtecek kadar büyük ve bazan etli bırakte
-
spatulate
:
-
Kaşık, sıpatül şeklinde
-
speckled
:
-
Yüzeyi çeşitli büyüklükte leke gibi düzensiz beneklerle bezeli ol ...
-
spermatozoid
:
-
Kendiliğinden hareket edebilen kamçılı spor
-
spicate
:
-
Ana gövdenin büyümesine devam ettiği, gövde üzerindeki bırakteler ...
-
spikelet
:
-
Buğdaygiller'de (Poaceae) çiçekdurumunun birimi: en altta iki dış ...
-
spine
:
-
Bazı bitkilerin dal, yaprak, mevya gibi bölümlerinde bulunan sert ...
-
spinose
:
-
Çok sayıda dikensi yapıyla kaplı yüzey
-
spinulose
:
-
Çok sayıda küçük veya kısa dikenciklerle kaplı yüzey
-
spiral
:
-
Bir eksenin etrafında helezonî diziliş
-
spongious
:
-
Yapısı sünger şeklinde olan
-
sporangium
:
-
Sporların üretildiği kese
-
spore
:
-
Döllenme özelliğinde olmayan, başka bir hücre ile birleşmeden, te ...
-
sporocarp
:
-
Spor keselerini ya da mikro ve makrosporangiyumları bir arada bul ...
-
-
sporophore
:
-
Olgun sporu taşıyan sap
-
sporophyll
:
-
Spor keselerini altında yada kenarında taşıyan yaprak
-
spotted
:
-
Büyük leke halinde deseni olan
-
spur
:
-
Çiçeğin bir parçasının (taç, çanak, taç yaprak ya da çanak yaprak ...
-
squamulose
:
-
Küçük, yuvarlak, yassı veya şekilsiz yapılarla kaplı gibi yüzey
-
stamen
:
-
Çiçeklerde, çiçektozu üreten erkek üreme organı
-
stamens excluded
:
-
Erkek organların taç boğazından, korolladan dışarıya çıkması
-
stamens included
:
-
Erkek organların taç boğazının, korollanın içinde kalması, dışarı ...
-
staminode
:
-
Körelmiş, kısır veya verimsiz erkek organ
-
standart
:
-
Baklagil (Fabaceae) çiçeklerinde üstte tek ve büyük olan taç yapr ...
-
stellate
:
-
Yıldıza benzeyen tüylerle kaplı
-
stem
:
-
Bitkinin dal, yaprak ve üreme organlarını taşıyan otsu veya oduns ...
-
stigma
:
-
Dişi organın çiçek tozlarının konduğu tepe kısmı
-
stinging
:
-
Dokunulduğunda yakıcı etkisi olan (örn. ısırgan otu)
-
stipe
:
-
Herhangi iki organı birbirine bağlayan, ya da bir organı eksene, ...
-
stipitate
:
-
Bir şeyin bir sap ile tutunduğu tabandan yükseltilmesi, sapı olma ...
-
stipulate
:
-
Yaprak sapının iki yanında veya tek tarafında bulunan pulsu veya ...
-
stipule
:
-
Yaprak sapı tabanının iki yanındaki kulakçık benzeri ekler
-
stolon
:
-
Toprak üzerinde uzanan ve düğümlerinden köklenerek yeni bitkiler ...
-
stoloniform
:
-
Sitolon gövdeleri olan
-
stomata
:
-
Epidermis üzerinde bulunan gaz alış verişinde görevli, epidermis ...
-
straight
:
-
Dalgalı veya eğik olmayan
-
striate
:
-
Çizgili gibi, ama çizgi yerine uzunluğuna girintili yivleri olan; ...
-
strigose
:
-
Tabanı şişkin, sert, kılçıksı tüylerle kaplı yüzey
-
style
:
-
Dişi organda sitigma ile yumurtalığı bağlayan kısa veya uzun yapı
-
-
stylopod
:
-
Maydanozgil (Apiaceae) çiçeklerinde sitilusun tabanındaki şişkin ...
-
suberect
:
-
Hemen hemen dik şekilde yükselen
-
suberous
:
-
Mantarlaşmış yapı veya görüntüye sahip olan
-
submersed
:
-
Su altında yüzen
-
subterranean
:
-
Gövdeleri toprak altında olan
-
subulate
:
-
Biz şeklinde, genişçe bir tabandan çok ince bir uca doğru daralan
-
succulent
:
-
Çok sulu, şişkin ve etli yapıda olan
-
suffrutescent
:
-
Toprak yüzeyinde alt kısımlar odunlu ve devamlı canlı, üst kısıml ...
-
sulcate
:
-
Bir oluğu olan
-
supervolute
:
-
Bir düzlemin (yaprağın) iki kenarından biri içine kıvrılmış ve di ...
-
supradecompound
:
-
Dallanmış veya bölünmüş yaprak veya yüzeyler, genellikle öğelerin ...
-
suture
:
-
Bir organın kısımlarının bitişme çizgisi; çoğu zaman da açılma çi ...
-
swimming
:
-
Su üstünde, su yüzeyinde yüzen
-
symbiosis
:
-
İki ayrı türün birbirine yarar sağlayacak şekilde birlikte yaşama ...
-
sympodial
:
-
Ana eksen uçtan büyümesini durdurur, yan dallar sırasıyla ana eks ...
-
synanthius
:
-
Çiçek ve yaprakların aynı zamanda gelişmesi
-
syncarpous
:
-
Yumurtalıkta karpellerin birleşik olması
-
synsepalous
:
-
Çanakyaprakların alttan itibaren az veya çok kaynaşması, birleşme ...
-
tall
:
-
Kısımlarından daha uzun bitkiler için kullanılır
Türkiye Florası Terimler Sözlüğü İçerisinde Arama
|