|
Zanaat Terimleri Sözlüğü (Ş - 1)
Zanaat Terimleri Sözlüğü (Ş - 1. Sayfa)
-
şadara
:
-
Büyük gözenekli kalbur. (Kayalık *Susuz -Kars)
-
şagga
:
-
Kasket. (Adalıkuzu *Güdül -Ankara)
-
şahankanadı
:
-
Bir namazlık deseni. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)
-
şahap
:
-
Hazırlanan kalbur kasnağını delmek için kullanılan ucu sivri üç y ...
-
şak
:
-
(I) Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Gücünkaya *Aksaray, Bey ...
-
şakalak
:
-
[şakıldak] 20 cm. kadar uzunluğu olan mısır sapının her iki yanın ...
-
şakıbetayak
:
-
Halılarda bir kıyı motifi. (Yeşilova *Aksaray -Niğde)
-
şakıldak
:
-
(I) Değirmenlerde, zahirenin değirmen taşına aktarılmasına yaraya ...
-
şakşak
:
-
İri boncuklu tespih. (Yukarıdinek *Şarkikaraağaç, Afşar *Gelendos ...
-
şakul
:
-
[soğul, şakül, şargül, şaval, şavkul, şavlu, şavul] : Yapılarda d ...
-
şakül
:
-
Bakınız: şakul
-
şalvar
:
-
Kıl ya da yünden yapılmış pantolon. (Körküler, Süküllü *Yalvaç, Y ...
-
şampir
:
-
Bir tatlı türü. (Afşar *Gelendost -Isparta)
-
şanınamazlağa
:
-
Duvar halısı. (Yenikent *Aksaray -Niğde)
-
Şap
:
-
Berberlerin ellerini kurutmaları ve usturanın kaymaması için kull ...
-
şaplama
:
-
Ayakkabıların tarak kısmına eklenen parça. (-Ankara)
-
şapşak
:
-
(I) 1. Ağaç su tası. (Başkışla *Karaman -Konya) 2. Sukabağından y ...
-
şapşal
:
-
Kova biçiminde ağaç yağ saklama kabı. (Kuzköy *Akkuş -Ordu)
-
şarakmana
:
-
Pekmez kaynatma kazanı. (Gençali, Ulyuğbey *Senirkent -Isparta)
-
şarapkına
:
-
Üzüm kaynatma ocak ve araçlarının bulunduğu yer. (Güney *Yeşilova ...
-
şargül
:
-
Bakınız: şakul
-
şarlama
:
-
Altın ile gümüşü eritmekte kaynak yapmakta kullanılan araç. (Burs ...
-
şaval
:
-
Bakınız: şakul
-
şavkul
:
-
Bakınız: şakul
-
şavlu
:
-
Bakınız: şakul
-
şavul
:
-
Bakınız: şakul
-
-
şayak
:
-
Kadın etekliği. (Yeşilköy *GeIendost -Isparta)
-
şayka
:
-
Büjük çivi. (*Mudurnu -Bolu)
-
şaykıla
:
-
Değirmen çarkı. (Kandilli *Bozüyük -Bilecik)
-
şebeş
:
-
Gem. (Çukurhisar -Eskişehir *Gerze -Sinop *Bor, Yenikent *Aksaray ...
-
şek
:
-
Kadınların başlarına örtündükleri tülbent. (*Hassa -Hatay)
-
şekergübresi
:
-
Dabakların deri temizlemekte kullandıkları madde. (*Yalvaç-Ispart ...
-
şekeripi
:
-
Deve semerindeki iki kolanı birbirine bağlayan ip. (Saçıkara *İsl ...
-
şelek
:
-
(I) Sepet (Sivas)(II) Yuvarlak ekin yığınları. (Taşpınar *Aksaray ...
-
şemik
:
-
Pencere çerçevesini oluşturan kısımlardan herbiri. (*Yalvaç -Ispa ...
-
şemsiyeörtü
:
-
Dört yüzlü çatı. (Celiptaş *Yalvaç -Isparta)
-
şerbetlik
:
-
Oda duvarlarında testi, bardak koymak amacıyla açılmış boşluklar. ...
-
şeytanak
:
-
[şeytani] Maymuncuk. (Başkışla *Karaman -Konya) [şeytani] : (*Bor ...
-
şeytani
:
-
Bakınız: şeytanak
-
şeytanişiçivisi
:
-
Bir yazma oyası türü. (Uluğbey *Senirkent -Isparta)
-
şıhrana
:
-
Bakınız: Şırahna
-
şıkdüşen
:
-
[şıkdüştü, sıkırdım] : Kilitlenen kilidin dışardan açılmasını önl ...
-
şıkdüştü
:
-
Bakınız: şıkdüşen
-
şıkırdım
:
-
Bakınız: şıkdüşen
-
şıkşık
:
-
Çatılarda kullanılan yırtma ağaç. (Esnemez, İnönü -Eskişehir)
-
şılın
:
-
Arpa ya da buğday öbeği. (-Sivas)
-
şıllık
:
-
Bir tatlı türü. (Urfa)
-
şına
:
-
[şınademiri, şin]: Araba tekerlerindeki demir çember. (Yenikent, ...
-
şınaçekmek
:
-
Araba tekerine şına takmak. (*Aksaray - Niğde.)
-
şınademiri
:
-
Bakınız: şina
-
şınavat
:
-
[şinevat, şirevit]: Üzüm çiğneme teknesi. (Kapaklı *Alaca -Çorum) ...
-
-
şıngırdak
:
-
Sallandıkça ses veren bir çocuk oyuncağı.
-
şıralına
:
-
[şıhrana, şırapkana]: Beton şıra yapma havuzu. (Başkışla *Karaman ...
-
şırapkana
:
-
Bakınız: Şırahna
-
şırat
:
-
1. Yağsız süt. (Boğaz, Sumış -Kars) 2. Yağsız peynir. (Eşmeyazı - ...
-
şırgınyağı
:
-
Darı yağı. (Meyvebükü *Güdül -Ankara)
-
şıvgar
:
-
Araba, saban ya da pulluk çekiminde güçlük belirince ek olarak ko ...
-
şibbidi
:
-
Bakınız: şipidik
-
şibbidik
:
-
Bakınız: şipidik
-
şibe
:
-
Musluk ağzı. (Beyceli *Fatsa -Ordu)
-
şibid
:
-
[şibik -2]: Hamur tatlısı. (Kamanlar *Güdül -Ankara) [şibik -2] : ...
-
şibik
:
-
1. Isıtılmış yufka. (-Uşak) 2. bk. şibid
-
şikge
:
-
[zikke]: Hayvanların bağlandığı demir kazık. (*Yalvaç -Isparta) [ ...
-
şin
:
-
Bakınız: şına
-
şinel
:
-
Palto. (Kırçiçeği, Boğaz *Susuz -Kars)
-
şinevat
:
-
Bakınız: şınavat
-
şinik
:
-
[çittik]: Sekiz kiloluk buğday, arpa ya da nohut ölçeği. (*Senirk ...
-
şipidik
:
-
[şibbidi, şibbidik]: Terlik. (*Yalvaç -Isparta Akviran *Çumra -Ko ...
-
şipird
:
-
Yufka kırıntılarından yapılan yemek. (Kuzfındık -Eskişehir)
-
şipit
:
-
[şibik -1] Yufka. (Atabey -Isparta) [şibik -1] : (-Uşak)
-
şipleme
:
-
Bir kumaş türü. (İnönü -Eskişehir)
-
şirazi
:
-
Kitap ciltlemekte kullanılan bez şerit. (-Sivas)
-
şirevit
:
-
Bakınız: şınavat
-
Şiş
:
-
(I) Üzerinde odun kırılan kütük. (Yukarıtırtar *Yalvaç -Isparta * ...
-
şişe
:
-
(I) Uç uca gelmiş iki tahtanın birleşme kısımlarının üzerine çakı ...
-
şişirmedemiri
:
-
Kolay deri yüzmeyi sağlayan 40 cm. kadar uzunluğu, 1,5 cm. kadar ...
-
-
şitari
:
-
1. Kadın kumaşı. (Arok, Çarıksaray *Şarkikaraağaç -Isparta İnönü ...
-
şom
:
-
Üzerinden düğen geçen ekin yığını. (-Amasya)
-
şoş
:
-
Yol. (*Susuz, Eşmeyazı -Kars)
-
şot
:
-
Keser. (Ahırlıkuyu *Haymana -Ankara)
-
şukga
:
-
Üzeri yazılı haber kâğıdı. (*Senirkent -Isparta)
-
şurt
:
-
Tandır kenarı. (-Erzurum.)
-
şurud
:
-
Domates salçası. (Kadıobası *Güdül -Ankara)
-
şüşe
:
-
Cam. (Eşmeyazı -Kars)
Zanaat Terimleri Sözlüğü İçerisinde Arama
|