eng

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü (24)

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü İçerisinde Arama

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü (24. Sayfa)

tekteker üzerinde denge :
Hiçbir yere tutunmadan tekteker üzerinde dengelenme sanatı.
tektekerde hokkabaz :
Tekteker üzerinde çeşitli el çabukluğu becerileri gösteren hokkab ...
tel cambazı :
Tel üzerinde cambazlık yapan kişi. Bunlar gergin ve gevşek telde ...
tel halat :
Işıldakların, panoların ve ağırlıkların bağlanmasında kullanılan ...
telari :
Aydınlanma çağının başlarında kullanılan, eksenleri çevresinde dö ...
televizyon kukla gösterisi :
Televizyon yoluyla kukla gösterisi.
televizyon oyunu :
Televizyonda seyredilmek üzere filme çekilen, bunun için de sinem ...
tema :
Bakınız: asal düşünce
temaşa :
Bakınız: Gösterimgösterim
temel ayak duruşları :
Dansçının temel ayak duruşları beş çeşittir. bk. birinci, ikinci, ...
temel direk :
Çadırı tutan direklerin en büyüğü ve kalını. bk. orta direk.
temizlik işçileri :
Tiyatro yapısının temizliğinden sorumlu işçiler.
ten boyası :
Yüz boyamanın başlangıcında, temeli ortaya çıkaran, teni renklend ...
teneke yuvarlama :
1. (Doğaçlama) : Türk doğaçlama tiyatrosunda çoğu kez adı ibiş ol ...
tenih :
(Doğaçlama): Türk doğaçlama tiyatrosunda, Ermeniceden gelen, «yüz ...
tenor :
Tiz, açık erkek sesi.
terazisiz yürüme :
Türk cambazının bir becerisi : Terazi olmadan dengeyi bularak ip ...
terekeme :
Eski, sözlü geleneği koruyan öykülere verilen ad,
tersinleme :
Etkiyi artırmak için tersini söyleyerek biriyle ya da bir olayla ...
testili denge :
Türk cambazının bir becerisi : Terazi yerine içi su dolu testi il ...
teyatron :
Antik Yunan tiyatro yapılarında seyircilerin oturdukları bölüm. b ...
teyologeyon :
Antik Yunan tiyatrosunda mekane adı verilen, vincin görevini yapa ...
tını :
İnsan sesini belirginleştiren nitelik. Yüksekliği, yeğinliği aynı ...
tınlatıcı :
Sesi tınlatmada kullanılan boşluklar bunların en bilinenleri gırt ...
tınlı ses :
Tını yönünden doygun ses özelliği.
Tırmanma :
Dansçının aynı yerde yaptığı bir yükselme hareketi. Dansçı, ayakl ...
timele :
Antik Yunan tiyatro yapılarında oyun alanının ortasında bulunan s ...
tip :
Kişileştirme işleminde genel olarak ele alınan oyun kişisi. Seyir ...
tiran :
Türk kukla tiyatrosunda kötü adam tipi.(Doğaçlama): Türk doğaçlam ...
tirit :
(Doğaçlama): Türk doğaçlama tiyatrosunda bitkin, yaşlı adam tipi.
tiryaki :
Gölge oyununun acı -gülünç tipi. Afyonludur, sözlerinin ortasında ...
titreşim :
Oyunculukta sesin gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluğ ...
tiyatro :
1. Geniş anlamı içinde, dram sanatının yönetmen, oyuncu, tasarım ...
tiyatro bekçisi :
Tiyatro yapısını koruyan görevli.
tiyatro bilgini :
Tiyatro bilimi alanında araştırmaları ile kendini kanıtlamış, tiy ...
tiyatro bilimi :
Gösterim olgusunu ve sanatını tarihsel gelişimi içinde, kuramları ...
tiyatro dergisi :
Tiyatro konularını içeren dergi.
tiyatro dışı :
Tiyatronun kurallarına, tiyatro sanatının gereklerine ve özellikl ...
tiyatro doğramacıları :
Tiyatro dekorlarının ve sahne eşyalarının doğrama işlerini yapan ...
tiyatro dönemi :
Tiyatro çalışmalarının başlangıcı olan eylül ile bitimi olan hazi ...
tiyatro eğitimi :
Tiyatroyu her yönüyle, kuramsal ve uygulama alanlarıyla öğretmeyi ...
tiyatro filmi :
1. Yalnızca belli bir oyunun anlamına ve yorumuna yardımcı olmak ...
tiyatro kapıcısı :
Tiyatro yapısının kapıcısı.
tiyatro müzesi :
Tiyatro tarihine ilişkin belgelerin, giysi ve dekor parçalarının ...
tiyatro sanatı :
Tiyatronun uygulama alanı. Dram sanatının seyirci karşısında gerç ...
tiyatro şenliği :
Çoğu kez yaz aylarında düzenlenen, geniş yığınlara yönelik olmak ...
tiyatro terzisi :
Tiyatro giysilerini biçip diken görevli.
tiyatro türleri :
Oyunların içerikleri, biçimleri ve amaçları yönünden ortaya çıkan ...
tiyatro uygulayımı :
Yazarlık, sahneye koyma, sahne tasarımı, oyunculuk vb. konuları k ...
tiyatro uzmanı :
Tiyatro uygulamasına ilişkin tasarım, ışıklama, seslendirme, deko ...
tiyatro yapısı :
Her türlü tiyatro gösterisinin yapılmasına elverişli sahne, sahne ...
tiyatrolaştırma :
Önce Meyerhold'un ortaya attığı ve sonra da Vak-tangov ile birlik ...
tiyatroluk :
Tiyatro özelliği bulunan ya da tiyatroya uygun özellikleri olan.
tiyatroluk dans :
Sahne üzerinde tiyatro anlatımını getiren ve tiyatro öğelerini ka ...
tiyatrosever :
Tiyatro tutkunu. Tiyatro sanatına sıkıca bağlı, tiyatro kültürü e ...
tiz bölge :
Bir sesin tiz notalarının toplandığı bölge.
toga :
Romalıların ulusal giysisi. Bu giysi özellikle togata komedyası'n ...
togata komedyası :
Roma tiyatrosunda yerli konuları ve yöresel giysileri olan komedy ...
tokat söyleşmesi :
Hacivat ile Karagöz'ün tokadaşarak çene yarıştırdıkları söyleşme.
tomar gergi :
Bir tomar biçiminde duran ve çekilince aşağıya doğru açılan gergi ...
tongur :
(Köy Oyunu) Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen adlardan biri ...
top gösterisi :
Top üzerinde yapılan denge hareketlerinin tümü.
top güllesi :
Sirklerde top içine girip top güllesi gibi fırlatılan kişinin gös ...
top sesi aygıtı :
Sahnede top atımı sesi veren etmen aygıtı.
top üzerinde denge :
Yuvarlanan ve hareket eden top üzerinde dengelenme.
top üzerinde hokkabaz :
Yuvarlanan top üzerinde el çabukluğu numaraları yapan hokkabaz.
Topaç :
Bir atın üstünde göstericinin kendi ekseni çevresinde hızla döner ...
toplayıcı ışıldak :
Işığın yönünü kesin olarak veren bu aygıtın bir parabol aynası, b ...
toplu sanat yapıtı :
İlk kez Richard Wagner'in kendi sanat anlayışını anlatmak için or ...
Topluluk :
Belli sayıda oyuncu, tasarımcı, uygulayımcı ve uzmandan kurulu ye ...
toplulukbaşı :
Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu.
toplumcu gerçekçilik :
Gerçekçiliğin bu evresi içinde, bir bütün olarak toplumcu sanatı ...
toplumcu oyun :
işçi hareketleriyle ortaya çıkmış, toplumun ekonomik durumunu tem ...
toplumsal oyun :
Toplum sorunlarına eğilen ve bu sorunları tartışan, ahlakçı yönel ...
toplumsal tavır :
Toplumsal eğilimi, özelliği, amacı ve sınıfsal niteliği gösteren ...
toprak kukla :
Topraktan yapılmış kukla.
topuk duruşu :
Dansçının yalnızca topukları üzerinde duruşu.
topuklar hafif kalkık :
Dansçının topuklarını hafifçe kaldırıp duruşu.
toramanlı karagöz :
1. Cinsel organı olan Karagöz tasviri buna zekerli Karagöz de den ...
torna işi kukla :
Tahtası tornada biçimlendirilmiş kukla.
tökezleme :
Sahnede sözleri tam olarak söyleyememe ya da yanlış şeyler söylem ...
töre komedyası :
Bir çağın ya da belli bir dönemin günlük yaşamından yola çıkarak, ...
töreci oyun :
Ortaçağda, Hıristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kul ...
törenci başı :
Bir şenliği, bir töreni yöneten kişi.
tragedya :
Klasik tanımlamasında, yüceltilmiş sözlerle yazılan, yüceltilmiş ...
tragedya oyuncusu :
Tragedya oynamada başarı kazanan ve bu tür oyunlardan ün yapan oy ...
tragedya öğeleri :
Aristoteles'in Poetika'sında tragedya için önerilen öğeler şunlar ...
tragoy :
İlk dönemde yazılan antik tragedyalardaki koroda bulunan sanatçıl ...
trapez :
Uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış bir ...
trapez gösterisi :
Trapezle yapılan çeşitli gösterilerin tümü.
trapez üzerinde denge :
Trapez üzerinde dengelenme.
trapezci :
Trapez üstünde çeşitli tehlikeli gösteriler yapan sanatçı.
triko :
Balet dansçılarının, özellikle bacak kaslarını sıcak tutması için ...
tritagonist :
Üçüncü oyuncu. Antik tiyatroya Sofokles'in getirdiği üçüncü oyunc ...
trop :
Ortaçağın dinsel nitelikteki uyaklı dizeleri.
truver :
Ortaçağ'da Fransız etkisi altında öykü anlatanlara verilen ad.
tuğ :
Eski meddahların bir simgesi. Meddahların tuğ diktikleri yerde ka ...
tuhaflıklar cadın :
Seyredenleri şaşırtacak, birtakım olağandışı insanların, yaratıkl ...
tuluat patlatmak :
(Argo) Doğaçtan oynamak.
tulum söyleşmesi :
Hacivat ile Karagöz arasında tulumun eksen olduğu atışmalı konuşm ...