eng

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü (25)

# A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü İçerisinde Arama

Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü (25. Sayfa)

tulumcu :
Eski şenliklerde bir yandan soytarılık yaparken bir yandan elleri ...
tumturaklı konuşma :
Sahne konuşmasının şişirme, kof, tumturaklı biçimi. Duygu ve düşü ...
tunik :
Antik tragedyada oyuncuların giydikleri uzun kollu, ayaklara dek ...
tutamakla çalışma :
Denge alıştırmaları içinde önemli yeri olan bale tutamağında çalı ...
tutukevi tiyatrosu :
Tutukluların dinlenmesi ve eğlenmesi için yapılan tiyatro.
tutulma :
Oyuncunun söyleyeceklerini unutması.
tuzsuz deli bekir :
Mahallenin kabadayı tipi. Mert ve korkusuzdur. Tepeden tırnağa si ...
tüccar :
Gölge oyununda, oynatıcıların çengiye verdikleri ad.
tüfek atma :
Türk cambazının becerilerinden biri : İp ya da tel üzerinde yürür ...
tül :
Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dok ...
tül perde :
Belli bir dramatik hava ve etki sağlamada kullanılan tül perde.
tümceleme :
Bir oyuncunun noktalama işaretlerini, durak yerlerini ve sözcük r ...
tümcül tiyatro :
Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırara ...
Tür :
İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi.
türkü :
Hece vezniyle yazılmış ve halk ezgisiyle bestelenmiş şiir.
tütü :
Bale sanatçılarının giydikleri kısa etek.
uçan trapez :
Sallanması hızlandırılmış trapez üzerinde gösterilen çeşitli usta ...
uçlanmak :
(Argo) Türk gölge oyunu tiplerinden Karagöz, külhanbey ve Matiz'i ...
uçma arabası :
Oyuncuya havada gidiyormuş görünümünü veren düzendeki araç.
uçma aygıtı :
Uçma telini palangalar üzerinde ileri geri götüren aygıt.
uçma düzeni :
Uçma arabasını havada götüren çelik tel ve palangaları kapsayan d ...
uçma kemeri :
Oyuncuyu havada tutmaya yarayan kemer iki yanından çelik telle pa ...
uçmak söyleşmesi :
Hacivat ile Karagöz arasında geçen tipik bir söyleşme. Karagöz bu ...
Uçucu :
Atlayıp havada uçan trapez cambazına verilen ad.
uğraşçı tiyatro :
1. Uğraşları tiyatro olan kişilerin bir araya gelerek ortaya çıka ...
uğraştan oyuncu :
Oyunculuk eğitiminden geçmiş, meslek olarak oyunculuğu seçmiş, ya ...
ulağın anlatısı :
Antik Yunan tiyatrosunda seyircilerin görmediği, sahne dışında ge ...
ulak :
Antik tiyatroda, yer birliğini bozmamak için, sahne dışındaki öne ...
ulusal tiyatro :
Bir ulusun toplum yapısında yer etmiş geleneklerin, özelliklerin ...
Usta :
Karagöz oynatan sanatçıya verilen ad.
usta oyuncu :
(Köy Oyunu) Anadolu'da oyunları düzenleyene verilen adlardan biri ...
uyarı düzeni :
Bir tehlike durumunda tiyatro yapısı içindeki kişileri uyaran ayg ...
uyarı ışığı :
Oyunun belli yerlerinde sahnedeki görevlileri uyaran ışık. Giriş ...
uyarı ışığı denetim tablosu :
Oyunun başlangıcını, bitişini gösteren, giriş çıkışlar için uyara ...
uyarı-propaganda oyunu :
Seyirciye belli bir düşünceyi ve siyasal görüşü benimsetmek amacı ...
uyarı-propaganda tiyatrosu :
Kaynağı, Meyerhold'un, Sovyet devriminin ideolojisini yaymaya yön ...
uyarlama :
Uyarlanmış yapıta verilen ad.
uyarlama hakkı :
Herhangi bir yapıtı sahneye uyarlayabilmek için izinle elde edile ...
uyarlamak :
1. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve ...
uyarlayıcı :
Uyarlama işiyle uğraşan yazar.
UYGULAMA :
Bir oyunun, bir sahnenin ya da bir kesimin sahne üzerinde denenme ...
uygulama şahnesi :
1. Tiyatro öğrencilerinin uygulama yapmalarına elverişli sahne. 2 ...
uygulamak :
Bir yapıtı, bir tasarıyı sahne üzerinde gerçekleştirmek.
uygulayım çalışması :
Dekor, giysi, ışıklama, sahne etmenleri, donatımlık gibi öğelerin ...
uygulayım yardımcısı :
Sahneye ilişkin tüm teknik işlerden ve aygıtlardan sorumlu olan y ...
uygulayım yetkilisi :
Sahneye ilişkin tüm teknik aygıtlardan sorumlu olan ve teknik işl ...
uyumlu duruş :
Tüm gövdenin uyumlu bir biçimdeki duruşu. Dansçının bir bacağı üz ...
uzaklaşma :
İki kişi ya da kişi ile nesne arasındaki uzaklığı sağlama hareket ...
uzaktan denetim tablosu :
Herhangi bir alıcıyı uzaktan çalıştıran denetim merkezi.
uzaktan yönetilen renk değiştirici :
İstenilen uzaklıktan ışıldağın üzerine takılmış renkleri değiştir ...
uzatma :
Bacakların ve ayakların hızını ve duyarlığını geliştirmek için ya ...
uzun kırbaç :
Hayvan eğiticilerinin kullandığı uzun kırbaç.
uzun konuşma :
Oyun kişilerinin uzun soluklu konuşmalarına verilen ad.
Ücret :
Emek karşılığında alınan para.
ücretsiz giriş belgesi :
İlgililere ücretsiz olarak verilen tiyatroya giriş hakkını sağlay ...
üç alanlı sirk :
Üç gösteri alanı olan sirk.
üç birlik kuralı :
Dram sanatının klasik bir ilkesi olan, yerde, sürede ve olayda bi ...
üç kenarı açık sahne :
Üç yanı seyirciye açık olan ya da seyircinin üç yandan da seyretm ...
üç renk aygıtı :
Çağdaş tiyatro ışıklamasında kullanılan üç rengi aynı anda verebi ...
üç vuruş :
Oyunun başlamak üzere olduğunu belirtmek için sopanın üç kez yere ...
üçgen :
Ana olay dizisi karı, koca ve sevgili arasında geçen oyuna verile ...
üçleme :
Aynı konunun üç aşamasını üç ayrı oyunla geliştiren oyunların tü ...
üçlü çubuk :
Üç jimnastikçinin aynı anda birbirinin çubuğuna atlayarak yaptıkl ...
üçlü dans :
Üç kişinin birlikte dansı.
üçlü kolon :
Üç kişinin birbirinin omuzuna basarak oluşturdukları görünüş.
üçlü takla :
Havada üç kez dönülerek atılan tehlikeli takla.
üçüncü ayak duruşu :
Bir ayağın ötekinin önüne konulması ve öne konulan ayağın topuğun ...
üçüncü duruş :
İkinci duruştan sonra gelen hareket. Dirsekler hafif bükülmüş ola ...
üniversite tiyatrosu :
1. Üniversite düzeyinde tiyatro eğitimi yapan birim tarafından ku ...
üst asma kat :
Büyük tiyatro yapılarında tavana yakın, sahneye en uzak olan en u ...
üst friz :
Sahne üstünü maskelemek için çerçevenin sahne tarafından asılan v ...
üst ışık dizgesi :
Bir kutu içinde toplanmış, belli sayıda, merceksiz, 4 ile 150 vat ...
üst ızgara :
Makaraların bulunduğu ızgaraların üstünde çalışma amacıyla buluna ...
üst sahne :
1. «Shakespeare Sahnesi» denilen, Elizabeth dönemi halk tiyatrola ...
üst sahne aygıtları :
Üst sahnede bulunan dekor değiştirmeye yarayan çeşitli aygıtları ...
üst sahne boşluğu :
Sahnenin üstündeki ,ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik ...
üstat :
En üst düzeyde Karagöz oynatan, sanat yanı büyük olan Karagözcüle ...
valet :
Fransız bulvar tiyatrosunda kurnaz, dolapçı uşak tipi.
varoluşçu tiyatro :
İnsanı evrenin merkezine koyan, ülkücü dünya görüşüyle insanın dı ...
vayang :
Cava'daki kukla ve gölge oyununa verilen ad.
vertep :
On altıncı yüzyıldan bu yana Rus kuklalarına verilen ad.
viduşaka :
Türkistan'da sesini çeşitli biçimde kullanarak öykü canlandırana ...
vomitarya :
Roma tiyatro yapılarında seyirci yerlerini sahneye ve yapının çeş ...
vurgu :
1. Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. Bir uygulamada çeşitli yön ...
vurgu sözcüğü :
Bir tümcede ya da kesimde öbür sözcüklerden daha önemli olan sözc ...
yabancılaştırma :
Meddahın uygulayımı içinde olan bir özellik. Meddah, canlandırdığ ...
yabansı :
Tiyatro yapıtında seyirciye yabancı, ama ilginç gelen olay, konu, ...
yabansılık :
Bir tiyatro yapıtında, seyirciye yabancı gelen özelliklerin tümü.
yağ kandili :
Antik çağda, Ortaçağda ve Rönesans başlarında aydınlatma aracı ol ...
yağmur borusu :
Yağmur damlacıklarını sağlayan, alt tarafı delikli boru. Bu boru ...
yağmur davulu :
Üzerine düşen tanecikler yoluyla yağmur sesi veren, şapka kutusun ...
yağmur etmeni :
Sahne üzerinde yağmur yağıyormuş duygusunu veren görsel ve işitse ...
yağmur kutusu :
Yağmur sesini sağlayan kutu.
yağmur yağdırma aygıtı :
Yağmur sesi veren aygıt.
yahudi :
Gölge ve Ortaoyunlarında sık rastlanan, müslüman olmayan tiplerin ...
yalıtkan :
Elektrik akımına karşı yüksek direnç gösteren, elektrik akımına y ...
yalıtkan şerit :
Elektrik akımına karşı yalıtım sağlayan, akım geçirmeyen şerit.
yalvaç oyunu :
Ortaçağda ortaya çıkan ve geliştirilmiş olan İsa'nın yaşamından s ...
yan adımlar :
Kaydırılan yan adımlardan oluşan uyumlu adımlar.
yan direk :
Sirk çadırının temel ve orta direklerine gerilmiş halatlarla bağl ...