TCMB Finans Terimleri Sözlüğü : İngilizce Terimler

Ask, Offer :
Piyasa katılımcılarının, piyasada işlem gören değerleri (döviz, menkul kıym ...
Auction :
İhale, İngilizce “auction” auctio kökünden gelmekte olup kelime anlamı artı ...
Bank for International Settlement :
Parasal ve finansal istikrarı sağlamaya yönelik olarak merkez bankaları ve ...
Bear Market  :
Fiyatların düştüğü piyasaları ifade eder.
Bid :
Piyasa katılımcılarının, piyasada işlem gören değerleri (döviz, menkul kıym ...
Book Entry :
Kıymetlerin elektronik ortamda hesaben saklanmasını ifade eder. Örneğin Haz ...
Budget Balance :
Bir işletmenin veya devletin gelir ve giderleri arasındaki farktır.
Bull Market  :
Fiyatların yükseldiği piyasayı ifade eder.
Call Option :
Opsiyon, sahibine, opsiyona konu olan kıymeti, kontratta yazan fiyattan, ko ...
Capital Market :
Bir yıldan uzun vadeli yatırım araçlarının ihraç edildiği ve işlem gördüğü ...
Carry Trade :
Daha düşük getiri sağlayan bir para biriminden borçlanarak alınan krediyi d ...
Core Inflation :
Tüketici, üretici ve toptan eşya fiyat endeksleri gibi genel kullanıma açık ...
Credit Crunch :
Ekonomide likiditenin azaldığı, yatırım sermayesi elde etmenin zorlaştığı v ...
Currency Board :
Döviz kuru rejimlerinden biridir. Bu tür bir uygulamada, ulusal paranın değ ...
Custodian Service :
Tahvil, bono, altın ve benzeri kıymetlerin sahip olan kişi veya kurum adına ...
Default Risk :
Borcun geri ödenmeme riskini ifade etmektedir.
Derivative Products :
Getirisi başka bir kıymetin getirisine bağlanmış, diğer bir deyişle başka b ...
Duration :
Sabit getirili, kupon ödemeli bir menkul kıymetin, anapara ve kupon ödemele ...
Effective Rate of Return :
Bir menkul kıymetin vadesine kadar tutulması sonucu elde edilecek getiriyi ...
EFT :
Fonların elektronik ortamda hesaplar arası aktarımının yapıldığı sistemdir. ...
EMKT :
Menkul kıymetlerin elektronik ortamda hesaplararası aktarımının yapıldığı s ...
Eurobonds :
Çıkaran ülkenin veya kuruluşun, kendi ulusal para birimi dışındaki bir para ...
Eurodollars :
Amerika Birleşik Devletleri dışındaki bankalarda veya ABD bankalarının yurt ...
Exchange Rate :
Ulusal bir paranın, diğer bir ulusal para cinsinden ifadesidir.
Federal Funds Rate :
Amerika Birleşik Devletleri'nde finansal kurumların gecelik bazda borçlanma ...
Financial Contingency :
Ülkelerin birinde ya da birkaçında ortaya çıkan sorunlar yüzünden tedirgin ...
Fiscal Policy :
Hükümetlerin, istihdam, büyüme ve enflasyon gibi belli amaçları gerçekleşti ...
Fixed Exchange Rate System :
Ulusal bir paranın yabancı bir para veya paralardan oluşan bir sepet değeri ...
Floating Rate Notes :
Getirisi, ihracı sırasında sabitlenmeksizin önceden belirlenen başka değişk ...
Hard Currency :
Merkez bankaları ile uluslararası finans kuruluşlarının portföylerinde bulu ...
Hedge Fon :
Belirli kısıtlamaları en aza indirgenmiş, mümkün olduğunca esnek yatırım st ...
Hedging  :
Yatırım riskine karşı korunmak amacıyla finansal pazarlardaki araçları etki ...
Inflation Targeting :
Merkez bankalarının genellikle hükümetlerle birlikte, para politikası amacı ...
Leasing :
İşletmelerin orta vadeli fon ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kullanılan f ...
Lender of Last Resort :
Merkez bankalarının, para otoritesi olma sıfatları ve finansal istikrarı sa ...
Leverage :
Borcun öz sermayeye ya da toplam sermayeye oranıdır. Kaldıraç oranları, işl ...
London Interbank Bid Rate :
Londra Bankalararası Para Piyasasında, kredibilitesi yüksek bankaların birb ...
London Interbank Offered Rate  :
Londra Bankalararası Para Piyasasında, kredibilitesi yüksek bankaların birb ...
Long Position :
Döviz, menkul kıymet veya herhangi bir finansal enstrumanda sahip olunan ne ...
Managed Float :
Resmi bir kur hedefi olmaksızın döviz kurlarının serbest olarak piyasada be ...
Market Interest Rate :
Para piyasasında, para arzı ve para talebinin etkileşimine göre belirlenen ...
Merger :
Şirketlerin birleşerek daha büyük bir şirket oluşturmalarıdır. ‘Merger’ gen ...
Monetary Policy Committee :
Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikası ilke ve stratejilerinin ...
mortgage :
Banka veya benzer bir finans kuruluşu tarafından konut, arsa gibi taşınmaz ...
National Association of Securities Dealers Automated Quotations :
Tezgah üstü piyasalarda (resmi bir düzenleyicisi olmayan) işlem gören menku ...
Nominal Anchor :
Ekonomik karar alma süreçlerinde referans olarak alınan büyüklükleri ifade ...
Open Market Operations (APİ :
Para politikası uygulaması çerçevesinde, merkez bankaları bünyesinde para m ...
Option :
Belirli bir kıymeti, önceden belli bir vade ve fiyattan alma-satma hakkı ve ...
Over the Counter "OTC" :
Organize olmayan, belli bir yapı altında toplanmayan piyasalardır. İşlemler ...
ÖKTG :
TÜFE'den bazı alt kalemlerin çıkarılması yoluyla ulaşılan endekslerdir. Par ...
Ölçüt :
Ölçüm ve karşılaştırma kriteri anlamında kullanılmaktadır. Örneğin portföy ...
Par Value, Face Value :
Bir kıymetin üzerinde yazan değerdir. Örneğin, Hazine Müşteşarlığı tarafınd ...
Present Value :
Bir yatırımın yatırım dönemi boyunca sağladığı getirinin piyasa faizi veya ...
Primary Balance :
Bütçeden gerçekleştirilen faiz ödemeleri hariç tutularak ulaşılan bütçe den ...
Primary Dealer :
Birincil piyasa işlemlerinde etkinliği artırmak, ikincil piyasaların işleyi ...
Primary Market  :
İlk ihraçların yapıldığı piyasadır. Bir yatırım aracının örneğin bir menkul ...
Put Option :
Satma hakkını ifade eder. Elinde opsiyon kontratını bulunduran tarafa, opsi ...
Real Interest Rate :
Nominal faizin enflasyondan arındırılmış halidir. Teknik olarak, nominal fa ...
Repurchase Agreement :
Bir kıymetin belli bir tarihte, belli bir orandan geri satım vaadi ile alım ...
Reverse Repurchase Agreement :
Bir kıymetin belli bir tarihte, belli bir orandan geri alım vaadi ile satım ...
Risk Averse :
Bir yatırımcının risk karşısında takındığı tavırları ifade etmekte kullanıl ...
Secondary Market :
Kıymetlerin ilk ihraçları sonrası işlem gördükleri piyasaları ifade eder. Ö ...
Seniorage :
Para basma yetkisini elinde tutan kurumun, bu yetkisi dolayısıyla para basa ...
Separate Trading of Registered Interest and Principal of Securities :
Kuponlu bir menkul kıymetin anaparası ve kuponlarının ayrı ayrı işlem göreb ...
Serbest :
Kurun hiçbir müdahale olmadan tamamen piyasada oluşan arz ve talep koşullar ...
Short Position  :
Döviz, altın, menkul kıymet gibi bir finansal araç üzerinden sahip olunan v ...
Sovereign Risk :
Bir yatırımcının yerleşik olduğu ülke dışında bir ülke menkul kıymetine yat ...
TÜFE :
Tüketici tarafından satın alınan mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişiml ...
ÜFE :
Ekonomide üretim sürecinde girdi olarak kullanılan maddelerin fiyatlarındak ...
Value at Risk (VAR :
Döviz, menkul kıymet ve benzeri yatırım araçlarının ya da bunlardan oluşan ...
Value Date :
Üzerinde anlaşma sağlanan bir işlemin, fiilen yerine getirileceği örneğin, ...
Velocity :
Bir birim paranın kaç birim mal veya hizmetin el değiştirmesine imkan sağla ...
Volatility  :
Bir kıymetin fiyatındaki değişkenliğin ifadesidir. Çoğunlukla standart sapm ...
World Bank :
1944 yılı sonrası, Avrupa’nın yeniden imarına yönelik olarak “International ...
Yield Curve :
Belli bir anda bir yatırım aracının çeşitli vadeleri ile bu vadelerdeki get ...